Magazin »

[10 May 2011 | Yorum Yapın | ]

Fransa Milli Takımı`nın önemli oyuncuları Franck Ribery, Karim Benzema ve Sidney Govou ile para karşılığı birlikte olduğu iddia edilen 18 yaşındaki Zahia Dehar, dünya çapında üne kavuştuktan sonra bunun meyvelerini toplamaya başladı.Birçok derginin kapağını süsleyen Dehar, şimdi de striptiz yaptığı görüntülerle gündeme geldi. Bir kedinin önünde striptiz şov yapan seksi güzel internette tıklanma rekorları kırdı.

Şifalı Bitkiler »

[10 May 2011 | Yorum Yapın | ]

Baş ağrısına iyi gelen şifalı bitkiler nelerdir?Baş ağrısına iyi gelen şifalı bitkiler nelerdir?

Anason tohumları; yakılarak dumanı solunursa baş ağrısını giderir.

Ardıç’ın rendelenmiş meyveleri sirke içine koyup bekletildikten sonra bir bezle alınıp üzerine sarılırsa baş ağrılarını giderir.

Ayçiçek yağı; içilmez ama gargara olarak kullanıldığında uykusuzluk, kronik baş ağrısı ve asabiyete iyi gelir.

Ihlamur çayı, çiçeklerinden elde edilen ıhlamur ruhu baş ağrısını keser. Devamını Okumak İçin Tıklayın..

Magazin »

[10 May 2011 | Yorum Yapın | ]

2010 Best Model of Turkey yarışması birincisi Çağatay Ulusoy, bugün çiçeği burnunda bir oyuncu. Adını Feriha Koydum adlı dizideki başarılı performansıyla hayran sayısını her geçen gün artıran Ulusoy’u daha da yakından tanımaya ne dersiniz?

Çağatay Ulusoy, şu sıralar en büyük hayali olan oyunculuğu yapıyor olmanın mutluluğunu yaşıyor. Hayat hikayesini kısaca özetlerken gözlerinin içi parlıyor ve bir yandan kahvesini yudumlarken sorularımıza samimiyetle cevap veriyor. Ulusoy, 23 Eylül 1990 tarihinde İstanbul’da doğmuş. Tabii okul döneminden itibaren yakışıklılığıyla dikkatleri üzerine çekmiş. Arkadaşlarının ısrarıyla modellik serüveni başlamış ve devamında da oyunculuk gelmiş. Tabii model olmasının etkisiyle Ulusoy, çekim günümüzde poz verirken son derece rahattı. Kısa sürede biten çekim sonucunda ortaya çıkan bu muhteşem kareler de bunun kanıtı.

Sizi ilk kez geçtiğimiz yıl Best Model Yarışması’nda birinci olduğunuzda tanıdık. Nasıl karar verdiniz bu yarışmaya girmeye?
Lise döneminde mankenlik yapmayı çok istiyor ve yarışmaya hazırlanıyordum. Bunun için düzenli olarak spora gidiyordum. Ayrıca yürüyüş ve bakış dersleri de alıyordum. Okul bittikten sonra bir süre modellik yaptım. Aynı zamanda İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Peyzaj bölümünde okuyordum. İşte orada, üniversiteden arkadaşlarımın ısrarlarıyla yarışmaya girdim. Yarışma öncesi Ayla Algan’dan iki aylık oyunculuk dersi de almıştım.

Birincilik unvanından sonra hayatınızda neler değişti?
Dereceye girdikten sonra yurtdışına çıkmayı planlamıştım. Fransa’da kendimi geliştirmek ve modellik yapmak istiyordum. Ancak birinci olduğum gece Adını Feriha Koydum adlı dizinin yapım şirketinden teklif geldi. Dizi çok iyi, kadro süperdi, planlarımı ertelemek zorunda kaldım. Görüşmeye gittim, kabul edildim. Bir hafta sonra sözleşme imzaladım. Yani hızlı oldu her şey. Biraz kader galiba. Okuldaki kaydımı şimdilik dondurdum.

Peki, bu aralar günleriniz nasıl geçiyor?
Tüm vaktimi oyunculuğa veriyorum. Diziden dolayı çok yoğun bir çalışma tempomuz var. Modellik yapmaya pek zaman bulamıyorum ama tabii iyi bir teklif gelirse modellik de yapabilirim. Sokakta gördüğüm ilgiden çok memnunum. Ama yine de birkaç sene sonra yurtdışına çıkmayı planlıyorum. Bir yandan da Haziran ayındaki Best Model of The World’e hazırlanıyorum.

Nasıl hazırlanıyorsunuz, neler yapıyorsunuz?
Yarışmadan sonra formuma dikkat etmekten vazgeçmiştim ama şimdi kemerleri yeniden sıkmaya başladım. Beslenmeme çok dikkat ediyorum, ekmek yemiyorum. Yeşillik ve beyaz et ağırlıklı besleniyorum. Ama ben karnım çok acıkınca diyet-miyet tanımıyorum. Mesela çok acıkmış olduğum için sete gelen yemeklerden çok fazla yiyorum, dayanamıyorum. Neyse ki spor yapmayı çok seviyorum. Düzenli olarak fitness yapıyorum, basket oynuyorum ve yüzüyorum.

Kalan, kısıtlı boş zamanlarınız nasıl geçiyor?
Şu sıralar boş zamanlarımda bir oyuncu koçuyla çalışıyorum. Vahide Gördüm’ün oyunculuk okulu Akademi 35 Buçuk Sanat Evi’nde haftada iki kez eğitim alıyorum. Dizi çekimleri ve dersler; hayatım bu çemberde dönüyor. Onun dışında gitar çalmayı çok severim. Bazen ilham gelir, şarkı yazmaya çalışırım. Resim yapmayı seviyorum; beni çok rahatlatır. Bowling oynamak da beni dinlendirir. Arkadaşlarımla salaş mekanlara gitmeyi çok severim. Mesela Kumkapı’da favori bir salaş balıkçı lokantam vardır. Gece hayatını pek sevmiyorum. Yaz aylarında gece dışarı çıkmayı seviyorum, kışın hava kötü olunca dışarı çıkmaktan da hoşlanmıyorum. Aslında genel olarak sakin bir adamım; doğada olmaya, ormanda yürüyüş yapmaya bayılırım…

Magazin »

[10 May 2011 | Yorum Yapın | ]

Kocasını bir kadınla aldattı!Kocasını bir kadınla aldattı!

In Touch dergisi, Angelina Jolie’nin Brad Pitt’i bir kadınla aldattığını yazdı.

Dünyanın imrenerek izlediği Brad Pitt-Angelina Jolie çifti, ihanet iddiasıyla sarsıldı. Amerikan magazin dergisi In Touch, bu haftaki kapağında Jolie’nin Pitt’e ihanet ettiğini açıkladı. ABD basınında bomba etkisi yaratan bu haber üzerine; ünlü çiftten bir açıklama gelmemesi dedikoduları güçlendirdi.

İddianın asıl şok edici yanı ise Jolie’nin sevgilisinin bir kadın olması… Devamını Okumak İçin Tıklayın..

İş - Kariyer »

[10 May 2011 | Yorum Yapın | ]

Annemlerin evde olmadığı günlerden birinde kız arkadaşımı yemeğe davet ettim.

Daha önce hiç yemek yapmamıştım ama ne kadar zor olabilirdi ki? Hemen uygun bir tarif bulup yapmaya başladım. Sonuçta kokusu da görüntüsü de iştah açıcıydı ama tadına bakmak aklıma gelmemişti. İlk lokmayı aldıktan sonra kız arkadaşımın yüzünde oluşan ifade gerçekten korkunçtu. Yemeğin tadına baktıktan sonra tuz yerine şeker koyduğumu fark ettim. Tabii bu, benim ilk ve son aşçılık deneyimim oldu.
Murat, 25, Bursa

Yaz Aşkı
Yazın tatile gittiğim otelde çok güzel bir kızla tanıştım ve tatilimizin son dört gününü beraber geçirdik. İstanbul’da uzun süredir birlikte olduğum bir kız arkadaşım olmasına rağmen, bunu yeni tanıştığım güzel kızdan sakladım çünkü ondan gerçekten çok hoşlanmıştım. Tatil dönüşü ilk fırsatta görüşmek üzere sözleşip vedalaştık. İki gün sonra bana Facebook’tan arkadaşlık teklifi yolladı ve ben de kabul ettim. Yalnız ortada büyük bir sorun vardı; Facebook sayfam kız arkadaşımla olan fotoğraflarımla doluydu. Yaz aşkım birkaç dakika içinde beni arkadaş listesinden sildi ve bir daha da aramadı.
Sercan, 23, İstanbul

Eldiven Meselesi
Çok sevdiğim ve ellerimi çok sıcak tutan bir çift eldivenim var. Dışarıda olduğum bir gün, eldivenlerimi çantamda bulamadım ve onları kaybettiğim korkusuna kapıldım. Daha sonra taksi durağında sağ tarafımda duran kişinin benimle tıpatıp aynı eldivenleri takmış olduğu gözüme çarptı. Yanına doğru yürüdüm ve öfkeyle “Pardon ama onlar benim eldivenlerim mi?” diye sordum. Sinirli bir şekilde arkama bakmam gerektiğini söyledi. Bakınca eldivenlerimi yere düşürmüş olduğumu gördüm. O an kendimi gerçek bir aptal gibi hissetmiştim.
Mehmet, 24, Ankara

Sanat Aşkı
Üniversite yıllarımda yeni tanıştığım ve okulun tiyatro bölümünde okuyan bir kız arkadaşım vardı. Onu etkileyebilmek için her hafta sonu tiyatroya gittiğimi ve eğer isterse bu hafta birlikte gidebileceğimizi söyledim. Hemen teklifimi kabul etti. Önceki gece çok geç yattığım için oyun sırasında uyuyakalmışım. Bir anda kız arkadaşımın beni sarsmasıyla gözlerimi açtım. Oyun boyunca horladığımdan şikâyet ediyordu. Hem yalancı durumuna düşmüş hem de rezil olmuştum. Bir daha da beni aramadı.
Fırat, 28, İzmir

Merak Duygusu
Çok yakın kız arkadaşlarımdan birine ders çalışmaya gitmiştim. Onun mutfakta olduğu bir anda istemeden dolapların çekmecelerini karıştırmaya başladım. Kadınların kendilerine özel eşyaları bende her zaman merak uyandırıyordu. Bu işe kendimi öyle çok kaptırmıştım ki odaya girdiğini bile fark etmemiştim. İsmimi söylemesiyle kendime geldim ve durumu nasıl açıklayacağımı bilemedim. Her ne kadar yara bandı aradığımı söylesem de bana inanmamıştı; sonra bana karşı mesafeli davrandı.
Ekrem, 21, Eskişehir

Maydanoz Kazası
Kız arkadaşım ilk tanıştığımızda bana, gülüşümden çok hoşlandığını söylemişti. Ben de bunun için onun yanında her fırsatta gülümsemeye özen gösteriyordum. Bir gün yemekte, ben konuşurken yüzüme çok fazla bakmadığını fark ettim. Nedenini tuvalete gittiğimde anladım; dişimin üzerinde koca bir maydanoz parçası kalmıştı.
Onur, 24, İstanbul

Müthiş Atlayış
Spor salonunun havuzunda yüzme antrenmanındaydım. Antrenmandan sonra bir süre daha kalmayı düşünüyordum çünkü havuzda yüzmeye gelen çok güzel kızlar vardı. Yüzücü olduğum için dikkatlerini çekebilecek her türlü tekniği sergiliyordum ve artık gözleri tamamen benim üzerimdeydi. Havuzdan balıklama atlamak için çıkmıştım ve en havalı atlayışımı göstermek için hazırdım. Suya atladığım anda bir eksiklik hissetmeye başladım. Atlamanın etkisiyle ipi gevşeyen mayom üzerimden çıkmıştı. O sırada kızların bunu görmemiş olması için dua etsem de onlar çoktan kahkahalara boğulmuşlardı.
Yusuf, 23, İstanbul

onu özlüyorum
eski sevgilimi resmen kendi ellerimle başka birine teslim ettim,şimdi evli ama hala karşılaştığımızda birbirimize bakmadan duramıyoruz.evlendiğimde bile aklımda ve kalbimde sadece o olacak.biliyorum mutlu degil…
esrarengiz , 1984 , BALIKESİR

Onu Hala Sevebildiğime İnanamıyorum
Üçsenelik flörtten sonra deliler gibi aşık olduğum adamla evlendim.Bir senelik evliyim ben birçok kez sanal ortamda aldattı artık bu onda hastalık olmuş.Boşanmayı bile düşündüm.Malesefki yapamıyorum onunla iyi vakit geçiriyoruz ve beni sevdiğini biliyorum bu yaptıklarınada anlam veremiyorum.Sanırım artık kendimden ödün vermeye başladım.
Sahra , 1986 , İSTANBUL

İmkansız Aşkım
Ben 8 aydır evli ve iki çocuklu hocama aşık oldum ve ne yaparsam yapayım ondan vazgeçemiyorum bir türlü. Üstelik de platonik. Ne yapacağımı bilmiyorum, tek bildiğim onu çok ama çok sevdiğim. Beni ne kadar reddederse reddetsin onu sevmeye devam edeceğim.
Zavallı Kız , 1985 , İSTANBUL

Bekliyorum
Liseyi bitirdiğim yıl tanıştığım var 6 altı yıl birlikte olduğum insanı hala unutamadım.Onun aşk dolu sözleri, kaçamaklarımız, beni sevmesini özledim.Ben şu anda evli, o da hala bekar.Sanırım bir umutla kendisinin olmamı bekliyor.Ama abenim bir çocuğum var ve sadece onu düşünmekle yetiniyorum.
ölüdeniz , 1975 , KAHRAMANMARAŞ

Aldattım
Aslında ilk ilişkimde çok sadıktım.Taki dört senelik bir ilişkiden sonra o başkasıyla evlenen kadar.daha sonraki ilişkilerimin hiç birinde sadık olmadım ciddi ilişkim olsa bile en az bir kere aldatmışımdır.Ne yapabilirim erkekler hak ediyorlar.
blackangel , 1980 , ANKARA

yeni sevgili
Merhaba, yirmidört yaşında çok güzel bir kızım.Ama hayatım bu güzelliğim gibi olmadı.Daha önce bir avukatı çok sevmiştim. Bir yıl boyunca herşeyi paylaştık ama sonunda anladım ki beni hep aldatmış.Sonra başkasıyla çıktım beni maddi yönden kullanmaya çalıştı.Şimdi ise başkasıyla çıkıyorum oda yakın bir arkadaşımdan hoşlanıyor.Artık erkeklere güvenim hiç kalmadı.Sizde güvenmeyin kızlar.
nazlı , 1983 , ANTALYA

Aldattım
Çok sevdiğim eşimi aldattım.İşin kötü tarafı bundan çok rahatsızlık duymama rağmen devam ediyor olmam.İkiye bölündüm bir tarafta sevgi,diğer tarafta aşk ve tutku var.Bazen ikisinden de vazgeçmek istiyorum herşeyi bırakıp kaçmak ama başaramıyorum.Nereye kadar sürdürebilirim daha bilmiyorum çünkü sadakat benim için çok önemli,bu yüzden kişiliğimle çatışma içerisindeyim.Sadece tek dileğim doğru olmadığının bildiğim bu aşktan vazgeçebilmek.Kendimden nefret ediyorum ama diğer taraftan da onunla olduğumda dünya tozpembe oluyor.
Minik , 1975 , KIBRIS

Harika hafta sonu
Hafta sonu için erkek arkadaşımla adada yer ayırtmıştık. Müthiş bir plan sayesinde harika bir tatil geçirdik. Oysa herkes beni sıkıcı okul gezisinde biliyordu.Ailemden gizli hayatımın en büyük kaçamağını yaşadım.Çok güzeldi.
pitikare , 1989 , İSTANBUL

Uslanmaz aşık…
Ya aslında hep böyle oluyor.Önce çok aşık oluyorum sonra birden soğuyup bırakıyorum.Sanırım bunun sebebi biraz titiz olmamdan kaynaklanıyor.Biriyle birlikte olsam ve onu çok sevsem bile çevremdeki diğer erkeklerin ilgisine karşılık verebiliyor, onlarla flört edebiliyorum.Sevgililerim bunları bilse kim bilir ne düşünürlerdi hakkımda ama ne yapayım ben böyleyim.Sadece bir erkekle ömür geçer mi tabi ki ara sıra küçük kaçamaklar yapacaksın, valla çok iyi oluyor ama tabi aşırıya kaçmadan…
positive1227 , 1991 , ANTALYA

İlk olduğunu sananlara
Her yeni ilişkimde karsımdaki erkeğe hayatımdaki ilk erkek sensin ilk senle öpüşüyorum; hissini yaşatmak dan bıktım. Ama erkekler bunu hak ediyor Bir kızın hayatındaki ilk erkek olma meraklısı olmayın.
çilli , 1986 , ANKARA

Ama evlisin
Sevgilim dediğim insanın evli olduğunu biliyorum..Ama elimden birşey gelmiyor..Onun yazlığına gittiğimizde karısının dolaptaki bornozlarını,asetonlarını,makyaj temizleyicilerini gördükçe gururum çok inciniyor ama ne yapayım seviyorum.
babycherry19 , 1988 , İZMİR

Anlamıyor
Nasıl olduysa kendi sınıfımdan bir çocuğa aşık oldum.Sanırım bu onunla oturmaya başlayınca oldu bir sene boyunca oturduk ama bu sene benimle oturmadı sebebini bende bilmiyorum.Onu çok seviyorum ve ne yapacağımı da bilmiyorum.İnsanın sınıf arkadaşına aşık olması kadar kötü bişey yoktur herhalde.Her gün onu görüyorum ama hiçbir şey yapamıyorum!Kiminle tanışsam hep aklıma o geliyor ve kimseyle çıkamıyorum.En tuhafı da onunla kanka gibiyken şimdi benimle konuşmuyor.Nasıl bu duruma geldik şaşırıyorum.Bazen yakın davranıyor bazen uzak..Sürekli birilerinden hoşlanıyor sonra vazgeçiyor.Bir arkadaşımdan da onunla otururken benden hoşlandığını öğrendim ama sırf düşüncelerimiz farklı diye benden soğumuş.Ayrıca çocuk aşırı utangaç ve çekingen bir tip.Burdan ona okumasa da haykırıyorum Seni Çok seviyorum umarım sevgimi bir gün anlarsın ve bu çok geç olmaz…
Eje , 1989 , ÇANAKKALE

Aşk her yerde kapınızı çalabilir
Bundan birkaç yıl önce sevgilimin kankası iş için oturduğum yere gelmişti.O sıralarda sevgilim de yanımda yoktu o da kankasına beni alıp onun yanına götürmesini istedi.Beraber onun arabasıyla sevgilime giderken yolda yakınlaşmalar oldu.ondan çok etkilenmiştim.ama sevgilim yolda 15 dakikada bir beni aramasaydı herşey daha güzel olabilirdi.
sude , 1982 , İSTANBUL

Yasak aşkım
Ben evli ve bir çocuk babası biriyim ve aynı zamanda patronum olan adama deliler gibi aşığım. Maalesef keşke birşeyler olsa da bundan 2 yıl öncesine dönebilsem. Bu aşk acısını yaşamaz olsaydım. Hayattan başka hiç birşey istemezdim o zaman. Şimdi ise o adamla birşeyler paylaşıyorum ama ileri gitmemek kaydıyla. Çünkü ben onu çok seviyorum ve şunun da farkındayım o hiç bir zaman benim olmayacak. Zaten aramızda 23 yaş var ailem herhalde buna izin vermez. Ama ben yine bir çözüm yolu olsa da sadece bana ait olsan diyorum. Sen benim ilk aşkımsın, hiç unutulmayacaksın. Benim kıymetimi belki de herşey bittikten sonra anlarsın. Evli erkeklerden uzak durun. Onlar hep tutkularının esiri olmuş durumda. Eşleriyle yaşmayamadıklarını dışarıda yaşamaktan zevk alanlar beni bir şekilde kandırıp kendisine aşık ettiler. O kim bilir daha kaç kişiyle neler yaşadı, çok utanç verici, çok acı. Ölseydim de bunları yaşamasaydım hayatımdan vazgeçmiş gibiyim onu düşünmekten.
sadgirl , 1988 , ADANA

Vazgecemiorum
Üç sene önceki erkek arkadaşımla yeniden konuşmaya başladım uzun zamandır yüz yüze bile değil sadece net ortamında..Onun tutarsız davranışları beni kırıcı hareketleri olmasına rağmen vazgeçemiyorum ondan ne kadar yanlış insan olduğunu bilsem de devam ediyorum nedense… Umarım geçer artık çünkü yoruldum…
tutu , 1987 , ANKARA

Aldatıldım
Dört buçuk senedir biriyle çıkıyordum. Birbirimizi çok seviyorduk veya ben öyle sanıyordum. Ama öyle sanmamamı gerektiren hiç bir şey yoktu. Tek sorunumuz çok az görüşebiliyor olmamızdı. Onu her gün arıyordum ve saatlerce konuşuyorduk. Yüz binlerce kontör harcamıştım onun için ama bir gün beni aldattığını öğrendim. Ertesi gün arayıp ayrılmak istediğimi söyledim ama malesef hala onu unutmaya çalışıyorum. Bir gün gelecek unutmuş olucam onu, buna inanıyorum…
herşey bitti , 1984 , İSTANBUL

Bitmeyen aşk
Cennetim;Çocukluk aşkım Cennet seni yıllardır unutamıyorum her an her saniye senin hayalin ile yaşıyorum.Seninle birlikte olmak için hazırım.Senin hatırına kocanla arkadaşlığa katlanıyorum.Bunlar hep senin hatırına bilmeni istiyorum
emo , 1960 , ANKARA

Acaba?
Ben hep doğruluktan kaybediyorum galiba, beraberliğim süresince partnerimi hiç aldatmadım sırf yalan söylememek için yanlış bişey yapmadım ama kaybeden ben oldum maalesef.
maviliklere dogru , 1985 , İSTANBUL

Halbuki ben ona aşığım
Üç yıl önce üniversitedeyken çok güzel bir arkadaş ortamım oluştu fakat İzmir de iki yıllık sevgilim beni bekliyordu ama ben yinede duygularıma engel olamayıp erkek arkadaşımı çok sevdiğim halde 1 yıl kadar ortamdan bir arkadaşla flört ettim zorda olsa gözlerim açıldı ve o ilişkiyi sona erdirdim.ve şimdi benim fakat sevgilimle iki yıldır evliyiz ve hiç bir problemimiz yok! Ama anlayamadığım şey birini deliler gibi severken başka bir kişiye nasıl duygular beslenir.. Ama yinede pişman değilim:)tabi bir daha da asla böyle bişey yapmam
alice , 1980 , İZMİR

Aldattım
Çıkmaya başladığımızın yirminci gününde başka bir ilden biriyle çıkmaya başladım buda yetmez gibi çıkmaya başladığımızın onuncu günü Eskişehir den biriyle çıkmaya başladım.Hiç pişman değilim erkekler bunu hak ediyor.

Güzellik »

[10 May 2011 | Yorum Yapın | ]

Azalan saçları şekillendirmek için bazı ipuçlarıAzalan saçları şekillendirmek için bazı ipuçları

İnce ya da azalan saçları, ya da transplantasyonla ekilmiş saçları daha dolgun göstermek için birkaç kolay yol vardır:

Hacmi arttıran ve dokuyu geliştiren dol-gunlaştmcı şampuanlar kullanın.
Saçınızı şampuanlamadan önce kremleyin. Böylece, krem saçınızı düzleştirmeden ve sindirmeden onun bütün avantajlarından faydalanabilirsiniz.
Saçlarınızı her gün şampuanla yıkayın. Saçınızı sadece bir kere şampuanlamanız yeterlidir. Saçınızı kurutabileceği için ikinci kere şampuanlamaya gerek yoktur.
Saç kurutma makinesini… Devamını Okumak İçin Tıklayın..

Güzellik »

[10 May 2011 | Yorum Yapın | ]

Röflenin iyi ve kötü yönleriRöflenin iyi ve kötü yönleri

Kadınlar ışıltılı saçlara sahip olmak için enelde röfleye başvururlar.Ancak röfleninde iyi ve kötü yanları vardı.

Işıltı aşkı şöyle bir şeydir: Düşünmeden saçlarında mükemmel görünen röflelerle yürüyen kadının arkasından bakarken buluverirsiniz. Röfleler sihirli olabilirler ve hayret verici bir etki yaratabilirler. Ama herhangi bir renk değişimi gibi onlar da hileli olabilir ve saçlarınızın gölge ve tonuna özel dikkat edilmesini gerektirir.

Başarılı röfleler aynı zamanda saçlarınızın dokusuna ve sağlığına kimyasalların saçınızda ne kadar kalacağına ve ne kadar röfle istediğinize de bağlıdır. New York’lu veteran kuaförler Arté Salon’dan Valerie Ahms ve Kim Lépine Salon’dan Carmen Rossi’ye bu şık bakışları üzerine çekici parıltılı saçlara evde ya da salonda nasıl sahip olacağımızın yollarını sorduk. Röflenizi evde yapın. Devamını Okumak İçin Tıklayın..

Sağlık »

[10 May 2011 | Yorum Yapın | ]

Çok uzun zamandır şekerin cildimizi yaşlandırdığı ve enerjimizi yok ettiği biliniyor; bilinmeyense, hiç de tahmin etmeyeceğimiz besinlerle diyetimize sızdığı ve onu sabote ettiği. İşte gizli şeker kaynakları ve onları alt etmenin yolları…

Ne zamandır, akşamüzeri bir kutu kola değil bir bardak portakal suyu içiyor, her zaman yediğiniz çikolatalı gofrete el sürmek yerine, şu tahıllı barları gönül rahatlığıyla dişliyorsunuz. Ve elbette, bu sayede aldığınız günlük şeker miktarını büyük ölçüde azalttığınıza inanıyorsunuz. Buna gerçekten emin misiniz? Yapılan son araştırmalar, kadınların günde yaklaşık 33 kaşık şeker tükettiğini ortaya koyuyor. Ve ne yazık ki bu, olması gerekenin tam üç katı. Üstelik işin dramatik diğer bir yönü daha var; şekeri diyetinden uzaklaştırmaya çalışanlar da, fazla şeker tüketen bu gruba dâhil.
Aşırı şeker tüketimiyle ilgili en büyük sorun, şekerin sadece çikolata, şekerleme, gazlı içecekler gibi şekerli olduğu zaten bilinen besinlere değil, sağlıklı olduğunu düşündüğümüz meyveli yoğurt, portakal suyu, süt, tahıl barı, bisküvi hatta kuru meyvelere bile eklenmesi.
Özellikle yağı ve kalorisi azaltılmış yiyeceklere -ki bunlar diyet listelerimizin ilk sırasında geliyorlar çoğu zaman- ekstra şeker eklenmesi, (Yağa göre kalorisi daha düşük olduğu için) pek çok kişinin bilmediği, farkında bile olmadığı bir gerçek. Bunun nedeniyse, azaltılan yağ nedeniyle oluşan lezzet kaybını bu şekilde telafi etmiş olmak. Beslenme uzmanları da, bu noktada, hepimizin yaptığı bir hataya dikkat çekiyorlar: “Diyette olduğumuz dönemlerde sadece besinlerin kalorisiyle ilgileniyor, tuz ve şeker miktarlarına bakmayı aklımızın kıyısından bile geçirmiyoruz.”
Belki şimdi pek çoğunuz, “Öyleyse tüm diğer atıştırmalıkları hayatımdan çıkaracağım ve sadece meyveli şeyler yiyeceğim” diyorsunuz. Oysa uzmanlara göre bu da yeterli bir çözüm değil. Çünkü meyveli besinler, özellikle hazır satılan meyve suları ve işlenmiş kuru meyveler ciddi miktarda konsantre şeker içerebiliyor ve metabolizmanıza daha fazla zarar verebiliyorlar. Nasıl mı? Kanınızdaki şeker miktarının artması ilk anda size bol bol enerji verse de, hemen sonrasında bunun dengelenmesi için vücudunuz, aşırı miktarda insülin salgılıyor, bu da, hücrelerinizin kandaki tüm glikozu emmesine yol açıyor. Böylece kan şekeriniz bu kez aşırı düşmüş oluyor. Bu düşüşün etkisini siz, halsizlik ve yeni bir tatlı krizi olarak hissediyorsunuz. Eğer kendinizi tutamaz ve yine tatlı bir şeyler yerseniz, kanınızdaki şeker miktarı tekrar çıkıyor ve iniyor. İşin daha kötüsüyse, iniş ve çıkışlardan oluşan bu tablo çok sık tekrarlanırsa metabolizmanız insüline dirençli hale geliyor, şekeri dengeleyemiyor, tip 2 diyabet hastalığına kadar gidecek olumsuz süreç tetikleniyor.
Fazla şeker tüketiminin yol açtığı tek hastalık ne yazık ki sadece tip 2 diyabet değil; fazla şeker vücutta yağ olarak depolanıyor. Depolanan bu yağın yüksek kolesterole, kalp-damar hastalıklarına yol açtığını artık hepimiz biliyoruz. Ayrıca, günümüzde pek çok kanser türünün yüksek kan şekeri seviyeleriyle ilgili olduğu düşünülüyor. Bu konuda uzmanların yaptığı bir de tahmin var ki o da, önümüzdeki 20 yıl içinde, aşırı şeker tüketiminin ölümlerin başlıca nedeni olabileceği…
Kadınların çok merak ettiği şeker ve yaşlanma ilişkisine gelecek olursak; evet, pek çok uzmana göre kozmetiklere o kadar para dökmek yerine sadece şekeri hayatımızdan çıkarmak, cildin gençliğini korumak için çok daha etkin bir yol. İşte dünyaca ünlü dermatoloji uzmanı Dr. Perriconen bu konuyu şöyle açıklıyor: “Kandaki şeker seviyesi ansızın yükseldiğinde, fazla şeker ciltteki kolajen liflerine yapışır. Şekerin kolajen liflerine yapışmasıysa onları sert hale getirerek, cildin tüm esnekliğini kaybetmesine ve zamanla sarkmasına yol açabilir.” Dr. Perricone’nun açıklamasının en çarpıcı yanıysa, cilt yaşlanmasının tam yüzde 50′lik bir kısmında gerçek sorumlu olarak aşırı şeker tüketimini işaret etmesi. Evet, artık şekerin gençliğiniz ve sağlığınız için nasıl bir tehdit olduğunu biliyorsunuz. Peki, onu hayatınızdan tamamen çıkarmak için neler yapabilirsiniz? Deneyimli diyetisyenler bunun için birkaç hileli yol geliştirmişler. Böylece hem şeker tüketiminizi azaltabiliyor, hem de yokluğunu fazla hissetmiyorsunuz. Bu yollar neler mi? Aşağıda, uzmanların hazırladığı yedi günlük plana göz atın. Bu plana uyarak kendinizi daha enerjik hissedebilir, cildinizin yaşlanma sürecini de geriye alabilirsiniz.

7 Günlük Şekere Veda Planı

KAHVALTI
Pazartesi:
2 çorba kaşığı organik yulaf ezmesi, 1 bardak yarım yağlı süt, 2 çorba kaşığı taze böğürtlen.
Salı: 2 çorba kaşığı karışık kuru meyve, yarım çay kaşığı tarçın ve 150 ml taze sıkılmış portakal suyu.
Çarşamba: Stevya ile hazırlanmış meyveli sütlü karışım.
Perşembe: Yarım yağlı sütle hazırlanmış bir kâse şekersiz müsli.
Cuma: Yağsız, şekersiz doğal yoğurt ve taze meyvelerle hazırlanmış meyve salatası, üzerine bir tatlı kaşığı ayçekirdeği.
Cumartesi: 1 tatlı kaşığı Agave şurubu, 1 bardak yarım yağlı süt ve 1 adet küçük muzla hazırlanmış milkshake.
Pazar: 1 dilim tam buğday ekmeği üzerine bir adet poşe yumurta (çılbır gibi suda pişirilmiş).

KUŞLUK
Pazartesi: 1 kâse yarım yağlı organik yoğurt.
Salı: 2 porsiyon meyve.
Çarşamba: 5-6 adet kuru kayısı.
Perşembe: Ayçekirdeği kurabiyesi.

*Ayçekirdeği Kurabiyesi Yapılışı
Büyükçe bir kâse içinde, 60 g tuzsuz tereyağını, 2 tatlı kaşığı Stevya şurubunu, 1 çay kaşığı limon kabuğu rendesini, 60 gr doğal Hindistan cevizi rendesini iyice karıştırın. Bu kuru karışıma, 1 adet yumurtayı ekleyin, biraz karıştırın ve son olarak 90 g unla, 30 g kabuksuz ayçekirdeğini ekleyin. Bir kaşık yardımıyla hamurdan parçalar alın ve bunları yağlanmış tepsiye dizin (Yaklaşık 15 adet civarı olmalı). Kurabiyelerinizi önceden 200 dereceye ayarlanmış fırında 10 dakika, üzerleri kızarana kadar pişirin.
Cuma: Üzerine humus sürülmüş 2 adet kepekli bisküvi.
Cumartesi: 1 kâse doğal, yağsız yoğurt ve bir avuç taze böğürtlen.
Pazar: 1 dilim az şekerli böğürtlenli top kek

Magazin »

[10 May 2011 | Yorum Yapın | ]

Sıla 30. yaşını yaşıyor bu sene. Oldukça keyifli, tek bir doğrudan kurtulup onlarca doğru olduğunu görmekten dolayı şanslı sayıyor kendini. Artan mutlulukları da var mutsuzlukları da… Bu da onun için kötü bir şey değil. En azından artık hayatının bir dengesi var; ne istediğini çok iyi biliyor. Hangi fotoğraflar ruhunuzu yansıtıyor soruma “Başkaldıran, feminen kareler” diye cevap veriyor. Sebebi ise net: “Kendimi böyle görmek hoşuma gidiyor.”

Sıla 30. yaşını yaşıyor bu sene. Oldukça keyifli, tek bir doğrudan kurtulup onlarca doğru olduğunu görmekten dolayı şanslı sayıyor kendini. Artan mutlulukları da var mutsuzlukları da… Bu da onun için kötü bir şey değil. En azından artık hayatının bir dengesi var; ne istediğini çok iyi biliyor. Hangi fotoğraflar ruhunuzu yansıtıyor soruma “Başkaldıran, feminen kareler” diye cevap veriyor. Sebebi ise net: “Kendimi böyle görmek hoşuma gidiyor.”

Samimi bir mesafesi var Sıla’nın. Ciddi ve sınırları olan bir kadın olmak kimilerince kolay taşlanabilecek bir özelliktir. Hele ki müzik piyasasındaysanız! Kim ne derse desin gerçekten samimiyseniz böyle olmaktan dolayı en çok siz kazanırsınız. Atılan taşlar çiçek olur bir gün. Sıla, şimdi çiçeklerin içinde ve attığı sağlam adımlara yenilerini eklemek için çalışıyor. Sadece müzik de yok hayatında; “Köşe Yastığı” adını verdiği dünyasında yazılar yazıyor. İnternet sitesine göz atanların mutlaka dikkatini çekmiştir. Şimdilik sadece üç başlık var, tadı damakta bırakacak akıcılıkta ve içtenlikte her biri. Konuşmaya da oradan başlıyoruz…

İlk yazınızı okuduktan sonra beni onlarca yazının beklediğini düşünerek heyecanlanmıştım ama sadece iki yazınızı okuyabildim…
Çok uzun zamandan beri yazı yazıyorum. Fakat o kadar yoğun bir tempoyla boğuşuyorum ki yazdıklarımı siteye geçirmek için bile zamanım kalmıyor. Ama yavaş yavaş daha aktif olacağıma eminim.

“Hata yapın, kir tutun” diyorsunuz sözlerinize başlarken… Risklere meyilli ama bundan hiç tedirginlik duymayan bir Sıla mı var karşımızda?
Risk almadan doğru dürüst hiçbir şeye ulaşmıyorsunuz bu hayatta. Gözü kara bir tipim ben de. Evet, ayağımın yere basmasına, donanıma çok önem veriyorum ama bunun yanı sıra olayların üstüne gitmek, kendimi zorlamak benim için kıymetli bir şey.

Kaç yanlışınız, kaç doğrunuzu silmiş olabilir sizce?
Doğru kime göre, neye göre tartışılır tabii ama ben kendi adıma çok fazla hata yaptığımı düşünmüyorum. Hataların sonucunda da güzel şeyler çıkabilir. Bende öyle oldu.

İzmirlisiniz… Yazılarınızdan biri de oraya duyduğunuz özlemle ilgili…
Bir parçam orada, tabii ki çok büyük bir özlem var. Oranın sokaklarını, yasemin kokusunu, ağaçlarını, özgürlüğünü, önyargısızlığını, radikalliğini özlüyorum.

Melankolikliğinizi de paylaşmışsınız yazılarınızdan birinde. Sizi asla o ruh haline sokmayacak bir yer ya da zamanı merak ediyorum…
Melankolik olamayacağım bir ortam olduğunu düşünmüyorum. İnsanın içine bir kere düştüğü zaman çıkamıyor zaten. Tatildeyken, sevdikleriniz yanındayken bile bunu yaşayabilirsiniz. Çok sınır tanıyan bir şey olduğunu düşünmüyorum.

Mükemmel bir partiden ani kalkış yaptığınız oldu mu?
Oldu elbette. Çevremdekiler de buna çok alışkınlar zaten.

İkizler burcu olmanızdan kaynaklanan yan etkiler mi bunlar?
Sanırım öyle. O değişkenlik ve iki taraflı olmak var bende.

İkizler burcu genelde korkutur… Bu genellemenin içinden bir pay çıkarıyor musunuz kendinize?
Korkutur mu? Farklı olmak da bir farklılıktır diye düşünüyorum ben. Çok korkacak bir şey yok. Astrolojiyle ilgileniyorum, İkizler burcunun bazı özelliklerini de taşıdığımı düşünüyorum ama iyi yanlarıyla kötü yanlarını bastırmaya çalışıyorum. İkizler komik ve neşeli bir tiptir. Yükselen burcum Boğa da bu konuda bana yardımcı oluyor sanırım.

Sırtınızdaki melekler değişkenliğinizi yansıtıyormuş… Birini şeytan olarak mı resmettiniz?
Şeytan değil. Yakından yüzlerine baktığınızda birinin muzip, birinin de munis olduğunu görürsünüz. Bunu yaptırma nedenim de bazen bir tarafımın “Hadi kalk gidelim”, bir tarafımın da “Yok otur” demesinden.

Kendinize sınırlandırmalar koyuyorsunuz o halde. Bunun nedeni amaçlarınızdan uzaklaşmamak mı?
Evet, işim büyük bir etken. Enerjimi işe ayırmam gerekiyor.

Bir erkeğe yaptığınız en büyük dengesizlik neydi?
Her şey yolundayken “Ben gidiyorum” demek sanırım.

Kendinizi bunun için suçladınız mı?
Karar verdikten sonra bir şey sorgulamanın manası yok bence. Oluyor öyle şeyler… “Galiba yanlış yerdeyim” diye hissettiğiniz anda bitmiştir.

Sizinle birliktelik yaşayan bir adam kaç kadınla birlikte sizce? Üç, dört?
Daha fazla belki de. Ciddi, komik, agresif, uysal, ev hanımı, şarkıcı bir kadın…

Moda - Stil »

[10 May 2011 | Yorum Yapın | ]

Uzun bir kış bir mevsiminin ardından kim görünümünü yenilemek istemez ki? İlkbaharın en trendi saç renklerini -çok ekstrem renk geçişleri olmadığı sürece- evinizde rahatlıkla uygulayabilirsiniz.

1, Güneş Değmiş Uçlar
Geçen yılın gölge modası (Saç diplerine göre belirgin derecede açık renk saç uçları) bu trendin öncüsü olarak görülebilir. Şanslısınız çünkü renk uzmanı Marie Robinson, “Geçtiğimiz sene saç uçları diplere göre en az beş ton açılıyordu, şimdi yalnızca iki ton açıklık yeterli oluyor” diyor.
* SARIŞINSANIZ: Yeni renk açıcı spreyler (Schwarzkopf Blondme) az miktarda peroksit içeriyor. Çalkalayıp saç uçlarınıza püskürtün ve içeriği aktive etmek için saç kurutma makinesinden yardım alın. Bir hafta sonra saç uçlarınız iki ton açılmış olacak.
ESMER YA DA KIZILSANIZ: Saç renginize uygun bir röfle seti satın alın. Saçlarınızın tamamını ortadan ikiye ayırdıktan sonra her iki yanda toplayın. Boyayı saç dibinin beş santim kadar altından başlayarak eski bir maskara fırçasıyla uygulayın ve ince renk geçişleri oluşmasını sağlayın.

2. Koyu Kızıl
Kırmızı saç modasını takip etmek için mor alt tonlardaki derin kızılları keşfetmek şart. Hatta son zamanlarda Google aramalarında kızıl saç görsellerine tıklanma oranı neredeyse yüzde 90 artmış. Robinson, “Kuaförlük hayatım boyunca hiç bu kadar çok kızıl saç talebiyle karşılaşmamıştım” diyor.
* SARIŞINSANIZ: Saçlarınız çok açık renk olduğu için istediğiniz kızıl tonunu elde edemeyebilirsiniz. Bu yüzden bir kuaför salonuna gidip en moda kızıl tonunun size ne kadar yakışacağını danışabilirsiniz.
* ESMER YA DA KIZILSANIZ: Kalıcı saç boyaları kahverengi saçlarda mükemmel kızıllar yaratıyor. Doğal kızılsanız belki yarı kalıcı boyalarla saç renginizi biraz daha koyulaştırabilirsiniz. Açık kızıl tonlarında saçlara sahipseniz yoğun bir kızıl ton seçerek yepyeni bir görünüm elde edebilirsiniz. Buna hazır değilseniz minik adımlarla ilerleyip açık kızıl rengi sadece saçlarınızın uçlarına uygulayabilirsiniz. Şakaklardan başın arkasına doğru ayırdığınız saç tutamlarına beş santim kalınlığında gölgeler uygulayarak ekstra bir ışıltı kazandırabilirsiniz.

Cinsellik »

[10 May 2011 | Yorum Yapın | ]

Seks ilişkilerin gidişatını belirliyor. Çok hoşlandığımız birinden seks konusunda beklentilerimiz oldukça yüksekken hayal kırıklığı yaşayabiliyoruz ya da bir ilişki sırf kötü seks enerjisi yüzünden sonlanabiliyor. Bu konuda gerçek deneyimlere kulak vermeye ne dersiniz? Sevgilisini aldatan, evlendiği gece eşiyle birlikte olamayan ve bir modelle birlikte olan kadınlar bize tüm samimiyetleriyle içlerini döktüler.

Aldatmadan Sonra
“İtiraf ediyorum, ben de aldattım. Hem de sevdiğim erkeği. Sonra da sanki hiçbir şey olmamış gibi onunla yatağa girdim. Ne düşündüğünüzü biliyorum ve sizi bundan dolayı suçlamıyorum. Çünkü ben de kendimle ilgili aynı şeyleri düşündüm. O zamanlar Taner’le tam sekiz yıldır birlikteydik. Yani neredeyse liseden beri… Aynı üniversiteye gittik hatta aynı ofiste bile çalıştık. Arkadaşlarımız hep ortaktı. Ailelerimiz mutlaka haftada bir görüşürdü. Fazlasıyla yakındık ve sadece 23 yaşındaydık. Rahattım tabii ama bir yandan da sıkılmaya başlamıştım. Genelde grup olarak takılıyorduk çünkü yalnız kaldığımızda kavga eder olmuştuk. Son zamanlarda birlikte yatağa girdiğimizde bırakın yakınlaşmayı, tenlerimiz bile birbirine değmiyordu.
Şimdi geriye dönüp baktığımda aslında o zamanlar ayrılmamız gerektiğini düşünüyorum. Ama öyle uzun bir geçmişimiz vardı ki, herkes bizden evlenmemizi bekler hale gelmişti. Belki birbirimizi özleriz diye düşünüp daha seyrek görüşmeye başladık. Ama o da işe yaramadı. Ben de yeni bir çevreye girip bu sıkıcılıktan kurtulmak için Fransızca kursuna yazıldım. İşte orada Can’la tanıştım. Kendine çok güveniyordu, yakışıklıydı ve sınıfın bir ucundan gözlerimi yakaladığında kalbim gümbür gümbür atıyordu. Zaten grup olarak sık sık ders çıkışı bir şeyler içmeye gidiyorduk ama bir gece herkes gittikten sonra ikimiz kaldık. Galiba bana çok yakın oturduğunu söylemeden çok önce ben onun evine gitme karararını almıştım!
Kapıdan girdiğim anda başıma gelecekleri bilmediğimi söyleyecek değilim. Veya iki bardak şarabın yardımı olmasa tüm yaşananların yaşanmayacağını da… O zamana kadar Taner’den başka biriyle yatmamıştım. Can’la öyle büyük bir heyecan yaşıyordum ki, kendimi bir anda dünyanın en seksi kadını olarak görmeye başladım.
Ona dokunmak çok farklıydı. Alıştığım vücuttan öylesine farklıydı ki… Bana dokunuşu da değişik gelmişti. Nereme dokunduğunda orgazm olacağımı bilmediğinden, sevişmemiz epey uzun sürdü. Bunu söylemekten nefret ediyorum ama her şey mükemmeldi. Sonrasında birkaç dakika boyunca yan yana yattık. Sonra giyindim ve oradan ayrıldım.
Yarım saat sonra Taner’le yaşadığımız evdeydim. İçeri girdiğim anda nedense kendimi çok iyi hissettim. Arkadaşlarıma bu durumu anlatamazdım çünkü hepsi ortak tanıdıklarımızdan oluşuyordu. Sadece Taner’in yanına uzandım, ona iyi geceler öpücüğü verdim ve uykuya daldım. Birkaç gece sonra sevgilim uykumun ortasında beni boynumdan öperek uyandırdı. O anda ne istediğini bildiğimden dolayı olsa gerek, gerçekler adeta bir tuğla gibi kafama vurdu. Ben ne yapmıştım? En iyi arkadaşım, sevdiğim erkek ve bu dünyada bana en çok güvenen insana ihanet etmiştim.
Her zamanki hayatımıza devam etsek de, benden şüphelenip şüphelenmediği konusu içimi kemiriyordu. Acaba sevişmemiz sırasında bir şey belli ediyor olabilir miydim? Farkı anlamış mıydı? Geceler boyu uyanıp kendime ne yaptığımı sorup durdum. Neyse ki prezervatif kullanmıştım. Yoksa suçumun ağırlığı daha fazla olabilirdi.
Başka bir erkekle sevişmiş olmak, yaşadıklarımı daha gerçek bir hale getirdi. Yaptıklarımı saklıyor olmaktan dolayı suçluluk duyuyor ve sevgilimin beni asla affetmeyeceğini biliyordum. Bir gün ona konuşmamız gerektiğini söyledim. Daha kelimeler ağzımdan çıkmadan, ilişkimize ara vermemiz konusunda benimle aynı fikirde olduğu belliydi. Taner’siz hayat benim için gerçekten de zordu. En iyi arkadaşıma yaptıklarımı itiraf ettiğimde ise allak bullak oldu. Yaşadıklarımı sonunda birine anlatmış olmak, kendimi daha az suçlu hissetmemi sağladı. Ama sonradan fark ettim ki, eğer aldatmasaydım ilişkimizin bitmesi gerektiğini hiçbir zaman anlayamayacaktım. Tabii yine de böyle bir şeyi kimseye tavsiye edemem.”
Sema, 30

Düğün Gecesinde
“Hiçbir zaman düğününü beş yaşından itibaren planlayan kızlardan olmadım. Ama yine de herkesin düğün gecesi konusunda aklında bazı düşünceler olduğunu düşünüyorum. Mesela ben çok fazla içip sızmaktan ölesiye korkardım. Son derece kontrollüydüm. Sevgilim de öyle… O büyük gün geldiğinde; aşka gelip saatlerce sevişmeyi düşünen çiftlerin aksine biz sabaha kadar sohbet ettik.
Gökhan bana evlenme teklif ettiğinde, sonsuza kadar onunla olmak istediğimi biliyordum. Çok ciddi bir düğün istemiyorduk. Etrafımızın sevdiğimiz insanlarla çevrili olması bize yeterdi. Öyle de oldu. Bence evlendiği gün kendisini seksi hissettiğini söyleyen her kadın yalan söylüyordur. Belki makyaj ve gelinlik kombinasyonuyla güzel olabilir, evet. Duygusal, kesinlikle! Ama seksi değil! Ben de tabii ki düğün gecemde kocamla sevişmek istiyordum. İç çamaşırına harcadığım servetin boşa gitmemesi için bunu yapmam şarttı zaten! Gelinliğin ağırlığı altında terlediğimde harcanmalarını istemediğimden, Gökhan beni kapı eşiğinden geçirdikten hemen sonra iç çamaşırlarımı seksi olanlarla değiştirmeyi düşünüyordum. Ama bu gerçekleşmedi.
İşin komik kısmı, onu o gece her zamankinden yakışıklı buldum. Tüm düğün boyunca hayran bakışlarımı ondan alamadım. Uzun yıllardır tanışıyorduk ve onun takım elbise giydiğini hiç görmemiştim. Ve bu yeni görünümü gerçekten çok seksiydi. Ama yıllardır kendimi bu kadar çirkin hissetmediğim gerçeği gün gibi ortada duruyordu. Diğer yandan, babamın bana yönelttiği gurur dolu bakışlar o gece yaşadığım en güzel şeydi. Yani maalesef sevdiğim onlarca insanla çevriliyken seks, aklıma gelen en son şeydi!
Hiçbir zaman iştahlı bir kız olmadım ve bu gerçek, düğünümde de pek değişmedi. O gün de kahvaltıdan itibaren hiçbir şey yemediğim için, içtiğim şampanyalar direkt olarak midem yerine beynime gitti. Düğünün başından itibaren çakırkeyiftim ve çok mutluydum. Yemek faslı benim için biraz fluydu. Etrafta koşuşturup davetlilerle ilgilenmekten başka bir şeyle ilgilenmediğimden, ağzıma bir lokma bir şey koyamamıştım. Bir süre sonra o kadar çok şampanya içmemem gerektiğini anladım.
Yine de gece saat bire kadar dimdik bir şekilde durmayı başardım. Çiçeğimi arkadaşlarıma attığımı hatırlamıyorum bile! Eve dönerken arabada kocamın beni öpmeye çalıştığını hatırlıyorum. Ama o kadar çok konuşuyordum ki, pek fırsat bulamadı. Kucağında beni eve soktuğu anda sızmıştım bile. Gökhan, gelinliğimi zar zor çıkarttığını ve bana pijamalarımı giydirdiğini anlattı. Seks konusu o anda ikimize de çok uzaktı. O zaman yatağa girdiğimde yüzümde olan gülümseme o günden beri silinmedi. O seksi iç çamaşırları ise hâlâ kutusunda duruyor!”

Yemek Tarifleri »

[10 May 2011 | Yorum Yapın | ]

Saç Kavurma Yapılışı Tarifi

Malzemeler:

♦ 1 Kg kuşbaşı et
♦ 1 Kg domates
♦ 250 Gr sivri biber
♦ Su
♦ Yağ
♦ Tuz Devamını Okumak İçin Tıklayın..

Cinsellik »

[10 May 2011 | Yorum Yapın | ]

Erkekler sorun yaşamalarının nedeni olarak geçim sıkıntısını gösteriyor…

Türk Androloji Derneği, sertleşme sorunu ve tedavi yöntemleri hakkında kamuoyunda farkındalık yaratmak amacıyla geniş kapsamlı bir kampanya başlattı. Bir ilaç firmasının desteğiyle hayata geçirilen “Mazerete Son” adlı kampanyanın hedefi, hastalığın tedavi yöntemlerini kamuoyuyla paylaşarak hastaların çözüm için doktora danışmalarını sağlamak. Kampanya öncesi yapılan araştırma, sertleşme sorunu yaşayan erkeklerin yüzde 86′sının sertleşme sorununu kimseye danışmadığını ortaya koydu. Soruna neden olarak gösterilen mazeretlerin başında ise geçim sıkıntısı geliyor.
Konuyla ilgili konuşan Türk Androloji Derneği Onursal Başkanı Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, “Sertleşme sorunu ülkemizde sık rastlanan bir hastalıktır. Bugün Türkiye’deki 40-70 yaş arası erkeklerin yüzde 69, 2′sinde görülmektedir. Bu hastaların yüzde 33, 2′si hafif, yüzde 27, 5′i orta, yüzde 8, 5′i ise ağır derecede sertleşme sorunu olan kişilerdir” dedi.
Kampanya öncesi İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Antalya’da yapılan pilot çalışmada, sertleşme sorunu yaşayan erkeklerin yüzde 86′sının bu sorunu kimseye danışmadığını gördüklerini söyleyen Prof. Kadıoğlu, “Araştırmaya göre, kadınların yüzde 79′u ve erkeklerin de yüzde 86′sı sertleşme sorununu kimseyle konuşmayı tercih etmezken, kadınlar konuyu daha çok arkadaşlarıyla konuşuyor. Erkeklerin yüzde 77′si tedavi için hiçbir şey yapmıyor. Araştırmadan çıkan sonuçlara göre tedavi gördüğünü söyleyen erkeklerin yüzde 58, 3′ü ilaç kullandığını belirtirken yüzde 22, 2′si beslenmesine dikkat ettiğini, yüzde 19, 4′ü sigarayı bıraktığını yada azalttığını, yüzde 11, 1′i ise alkolü ya bıraktığını, ya azalttığını ve spor yaptığını belirtiyor” dedi.
Öte yandan, erkeklerin yüzde 51′i sertleşme sorununu eşleriyle hiç konuşmuyor, yüzde 45′i ise sorunun ilişkilerini etkilediğini düşünüyor. Kadınların ise yüzde 29′u sertleşme sorunu nedeniyle ilişkilerinin etkilendiği görüşünde. Araştırmaya göre sertleşme sorunu yaşandığında hissedilen en yoğun duygu utanma. Erkekler ayrıca başarısızlık ve yaşlılık duygusunu da yoğun olarak hissettiklerini söylüyor. Erkekler sertleşme sorunu yaşamalarının en büyük nedeni olarak geçim sıkıntısını, gerekçe gösterirken, kadınlar sorunun temel nedenini günlük yaşam stresine bağlıyor.

Cinsellik »

[10 May 2011 | Yorum Yapın | ]
Cinsel ilişki, istek, uyarılma, doyum ve rahatlama olmak üzere dört aşamadan oluşuyor.

Erkeklerin en sık yaşadığı sorunların başında erken boşalma, kadınlarda ise cinsel isteksizlik geliyor. Cinsel işlev bozukluklarına tıbbi, psikolojik ve sosyo-kültürel etkenleri bir bütün olarak dikkate alarak yaklaşmak gerektiğini söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi Psikiyatri Uzmanı Dr. Evrim Erbek, “Cinsel işlev bozuklukları organik ve psikolojik nedenlere bağlı oluşabilir. Çoğu zaman organik nedenlere psikolojik nedenler de eşlik ettiği için cinsel işlev bozukluklarının multi-disipliner olarak ele alınması gerekir” diyor.

Erbek sözlerini şöyle sürdürüyor: “Değerlendirme psikiyatri, üroloji ve jinekoloji uzmanlarınca yapılır. En sık karşılaştığımız organik nedenler, damar hastalıkları, hipertansiyon, diyabet, kronik hastalıklar, ilaç yan etkileri ve uyuşturucu madde kullanımıdır. Bunlar dışlandıktan sonra kişide psikolojik etkenler aranır.”

Cinsel işlev bozukluklarına yatkınlık yaratan ve sorunun sürmesinde rol oynayan birçok psikolojik faktörün de bulunduğunu hatırlatan Dr. Erbek, ailenin ve toplumun cinselliğe bakış tarzının, yetiştirilme biçiminin cinselliği önemli ölçüde etkilediğini söylüyor.

Bunun yanında eksik ya da yanlış bilgilendirilmelerin, cinsellik hakkındaki kalıplaşmış yanlış düşüncelerin de cinsellik üzerinde olumsuz etkisi bulunduğu belirterek, “Psikiyatrik rahatsızlıklar, ilişkide uyumsuzluk, çiftler arasında çekiciliğin kaybolması, aldatılma, hamilelik ve doğum sonrası ruhsal durumlar, partnerdeki cinsel problemler, fiziksel ve cinsel şiddete maruz kalma, travmatik cinsel deneyimler, cinsel açıdan özgüven eksikliği ve performans anksiyetesi en sık gördüğümüz psikolojik ve kültürel nedenlerdir” diyor.

Cinsel istek bozukluğu: Tedavi için başvuran her üç hastadan birinde cinsel istek bozukluğu görülüyor. Cinsel istek bozukluklarının bir bölümünü cinsel tiksinti bozuklukları oluşturuyor. Cinsel ilişki kurmaktan “tiksinti” duyan kadınlar, cinsel ilişkiden kaçmak için “başım ağrıyor”, “karnım ağrıyor” gibi bahanelere başvuruyorlar.

Uyarılma ve orgazm sorunları: Cinsel uyarılmanın yetersiz olduğu bu durum kadınların yaklaşık yüzde 10-18’inde görülüyor. Kadınlar uyarılma olmadan da cinsel ilişkiye girebiliyorlar ancak orgazm olamıyorlar. Orgazm yetisi yaşla birlikte artıyor. 20’li yaşlarda fazla cinsel deneyimi olmayan kadınlarda cinsel birleşme ile orgazm olamamak oldukça yaygın. 30’lu yaşlardan sonra cinsel tecrübeleri artmış olan kadınların kendilerine cinsel alanda güvenleri artıyor. Cinsel isteklerini de daha kolay ifade ediyor ve daha kolay orgazm olabiliyorlar.

İyi kız sendromu: Çocukluğunda ve gençliğinde kendisini ‘iyi kız’ olarak tanımlayan her on kadından dokuzu yetişkinlikte orgazm olamıyor. Kız çocukları yetiştirilirken, cinsellikle ilgilenmemeleri öğretiliyor, cinsellikle ilgilenmeleri ve cinsellik içeren aktiviteleri kınanıyor, kısıtlanıyor.

Bu sayede cinsellik kontrol edilmiş de oluyor. Genç kızlara cinsellik, eşlerini memnun etmeleri için yapmak zorunda oldukları çok istenmeyen bir eylemmiş gibi sunuluyor. Flört, mastürbasyon hoş karşılanmıyor. İyi kız rolünü benimseyerek hayatlarına yön veren kadınlar cinsel ilişkide yeterince uyarılmadıklarında partnerlerini yönlendiremiyorlar ve hazlarını artıracak daha aktif tutum almaktan kaçınıyorlar.

Psikolog Aslıhan Kurt, sağlıklı cinsellik için en önemli 5 unsuru şöyle sıralıyor;

Karşılıklı rıza: Cinsel ilişki için her iki tarafın da istekli ve gönüllü olması; bunun yanında aktivitenin herhangi bir yerinde durdurabilme ve sonlandırabilme özgürlüğünün bulunması.

Eşitlik: Kişisel güç algısı anlamında, partnerinizle eşit durumda olduğunuz gerçeğini kabul etmek önemlidir. Performans açısından bir taraf kendini güçsüz ya da yetersiz hissediyorsa, bu cinsel ilişkinin kalitesini olumsuz etkiler.

Saygı: Kendinize ve partnerinize saygı duymak ilişkiyi etkiler.

Karşılıklı güven: Oldukça hassas olan bu aktivitenin karşılıklı güven oluşmadan yapılması, taraflar arasında nahoş duygular yaratabilir.

Korunma: Cinselliğin kalitesini etkileyen unsurlardan biri de istenmeyen gebelikten, cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunulan bir ortamın yaratılmasıdır.

Yemek Tarifleri »

[10 May 2011 | Yorum Yapın | ]

Çömlek Kebap Yapılışı Tarifi

Malzemeler :

♦ 1 kg. koyun eti
♦ 3 çorba kaşığı tereyağı
♦ 30 adet arpacık soğanı
♦ 2 orta boy domates
♦ 2 adet kemer patlıcan Devamını Okumak İçin Tıklayın..

Kapat !